İstanbul Plasenta Akreata Tedavisi 

Plasenta akreata İstanbul, hamilelik sürecinde bebeğe besin sağlayan plasentanın rahim duvarına yapışması sonucu gelişen rahatsızlıktır. Bu yapışma durumunda, plasentanın rahim duvarından ayrılması son derece zor olmaktadır. Hatta bazı durumlarda plasenta, rahimdeki kas dokusunun içerisine kadar girebilmektedir. Rahim dışındaki organlara (mesane vb.) kadar ilerleme riski bulunur. Anne adayında plasenta akreata teşhis edildiğinde, doğumun sezaryen ile gerçekleştirilmesi zorunludur.

Anne adayında plasenta akreata rahatsızlığının ortaya çıkması, hamilelik sürecini riskli gebelik kategorisine dahil etmektedir. Bu nedenle, kişide plasenta akreata teşhis edilir edilmez riskli gebelik takibi yapılmalıdır. Gerekli görülen durumlarda, operasyon sırasında rahmin alınması söz konusu olabilir. Plasenta akreata, doğum sırasında yüksek kanama riskini beraberinde getirdiği için, rahatsızlığın doğumdan önce teşhis edilmiş olması son derece önemlidir. Böylelikle, anne adayının hayatını riske sokabilecek istenmeyen durumların önüne geçilmiş olur. Plasenta akreata teşhisi konan hastanın doğumu, mutlaka deneyimli jinekolojik onkoloji cerrahlarının eşliğinde gerçekleştirilmelidir.

Yazımızın devamında “plasenta akreata nedir?”, “plasenta akreata belirtileri nelerdir?”, “plasenta akreata neden olur?” gibi soruların cevaplarını bulabilirsiniz. Plasenta akreata rahatsızlığı ile ilgili detaylı bilgi almak için JineOnkoGrup ile iletişime geçebilirsiniz.

Plasenta Nedir?

Plasenta, gebelik sırasında rahimde gelişen, temel amacı bebeğe besin ve oksijen sağlamak olan bir dokudur. Normal şartlar altında rahim duvarına yapışık şekilde bulunan plasenta, bebeğin kanının temizlenmesinden de sorumludur. Plasentanın konumlanması gereken yer dışında başka bir yerde bulunması, rahimde yerleşim anomalilerine yol açar.

Plasentada herhangi bir rahatsızlığın söz konusu olması, gebelik sürecinin sağlıklı bir şekilde devam etmesini engelleyebilir. Plasentanın henüz doğum gerçekleşmeden rahim duvarından ayrılması veya dokunun rahim ağzında tıkanıklığa yol açması muhtemel problemlerden bazılarıdır. Bunların dışında, plasentanın rahim duvarı içine gömülü şekilde bulunması veya doğum gerçekleştiği halde plasentanın rahimden ayrılmaması söz konusu olabilir.

Yukarıda bahsedilen plasenta kaynaklı sorunların yaşanmaması için, gebelik süreci mutlaka alanında uzman ve deneyimli bir kadın doğum uzmanının kontrolünde sürdürülmelidir. Plasenta kaynaklı rahatsızlıkların tespit edildiği anne adayları ise bu aşamada mutlaka bir perinatoloji uzmanından destek almalıdır. Plasenta previa ve plasenta akreata saptanan gebelerin yönetimi, 28. haftadan sonra içinde jinekolog onkolog da bulunan multidisipliner ekip tarafından gerçekleştirilmelidir. Sezaryen esnasında kanamanın önüne geçilebilmesi, anne ve bebek sağlığının güvenceye alınması için bu konuda deneyimli jinekolog onkoloğun sezaryene katılması önerilir.

Plasenta Akreata Nedir?

Plasenta akreata, gebelik sürecinde bebeği besleme amacıyla ortaya çıkan plasenta dokusunun rahim kaslarının içerisine gömülme durumudur. Böyle bir durumda plasentada bulunan kan damarları, rahim kas dokusunun içerisine doğru gelişimini sürdürür. En sonunda da plasenta, rahim duvarına yapışır. Myometrium adı verilen rahim kas dokusuna anormal şekilde yapışmış plasenta yapısının varlığı, plasenta akreata olarak adlandırılmaktadır.

Bir tür plasenta anomalisi olarak kabul edilen bu durum, doğum için son derece büyük risk teşkil etmektedir. Bu yüzden, plasenta akreata teşhisi konmuş anne adaylarının gebelik süreci, gerekli görülen durumlarda özel test ve tetkiklerin yapıldığı, anne adayının yakından izlendiği bir süreçtir. Gebelikte plasenta akreata gelişmesi durumunda kişinin gebelik süreci, riskli gebelik kategorisine girer. Plasenta akreata kaynaklı, sezaryen esnasında kontrol altına alınamayan kanamalar, annenin ölümüyle sonuçlanan ve en sık görülen iki komplikasyondan biridir. Plasenta akreata ve plasenta previa perkreata rahatsızlıklarının sebep olduğu bu kanamaların önlenebilmesi için, sezaryen doğum mutlaka deneyimli jinekolog onkolog cerrahlar eşliğinde gerçekleştirilmelidir.

Gebeliği sırasında plasenta akreata teşhisi almış anne adaylarının doğumu mutlaka sezaryen ile gerçekleştirilmektedir. Plasenta akreata, doğum sırasında şiddetli kanamaya yol açtığı için, doğumdan sonra histerektomi yöntemi ile rahmin de alınması gerekebilir. Fakat günümüzde plasenta akreata teşhisi konmuş birçok hastada rahim alınmadan, kanama kontrol altına alınır ve sezaryen doğum tamamlanır.

Plasenta Akreata Belirtileri  

Gebelik sürecinde gelişen plasenta akreata, genellikle hiçbir belirti vermeden ilerler. Fakat, gebeliğin özellikle 24. haftasından sonra görülen vajinal kanamalar, plasenta previa akreata belirtisi olabileceği için incelenmelidir. Bu kanamalar, hamilelik sürecinde başka haftalarda da görülebilir. Çoğunlukla herhangi bir ağrıya sebep olmazlar. Plasenta akreata için en önemli risk faktörü, geçirilmiş sezaryendir.

Hamilelik sürecinde düzenli olarak gerçekleştirilen doktor kontrollerinde, ultrason ile plasenta lokalizasyonu gözlendiği takdirde plasenta previa ve plasenta akreata teşhisi konulması mümkün olabilir. Bu nedenle, gebeliğin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için düzenli doktor kontrollerinin aksatılmaması gerekmektedir. Plasenta akreata doğum sırasında yoğun kanamaya sebep olduğu ve bebeğin mutlaka sezaryen ile alınmasını gerektirdiği için doğumdan önce mutlaka teşhis edilmelidir.

Plasenta Akreata Neden Olur? 

Gebelik sürecinde plasenta akreata gelişmesine sebep olan faktörler henüz tam anlamıyla bilinmemektedir. Fakat, plasenta akreata rahatsızlığı riskini arttıran başlıca faktörler şunlardır:

  • Önceki doğumlarda plasenta previa rahatsızlığının görülmüş olması
  • Birden fazla sezaryen doğum yapılmış olması
  • Rahim ameliyatı geçirilmesi
  • İnfertilite tedavisi görülmüş olması
  • Çoğul gebelik durumuyla karşılaşılması
  • Anne adayının 35 yaş üzerinde olması
  • Önceden düşük yapmış olmak veya kürtaj yaptırmış olmak
  • Sigara kullanımı

Plasenta Akreata Risk Faktörleri 

Gebelikte görülebilen plasenta yerleşim anomalileri hem bebeğin hem de annenin hayatını riske atabilmektedir. Plasenta akreata rahatsızlığı, doğum esnasında çok ciddi kanamalara yol açan ve bu kanamaların durdurulamaması durumunda annede hayati risk oluşturan tehlikeli bir rahatsızlıktır. Plasentanın vajina duvarına sıkı bir şekilde yapışması sonucu diğer organlar da zarar görebilmektedir. Plasenta bir tümör gibi hareket ederek diğer iç organlara kadar ilerleyebilir ve mesane gibi yakın çevredeki organlara sıçrayarak gelişimini sürdürebilir.

Plasenta akreata rahatsızlığında bebeğin hayatını etkileyen risk faktörü ise erken doğumdur. Zamanından önce gerçekleşen doğum sonucu prematüre doğan bebeklerde ortaya çıkabilen sağlık sorunları, bebeğin hayatını sürdürmesi ve gelişimi açısından çeşitli problemlere yol açabilir.

Plasenta Akreata Tedavisi  

Plasenta akreata rahatsızlığında erken teşhis son derece önemlidir. Doğumda çok ciddi kanamalara yol açabilen bu rahatsızlığın erken teşhisi, doğumun bu riskler hafifletilerek planlanmasına olanak sağlar.

Gebeliği sürecinde plasenta akreata teşhisi alan anne adaylarının doğumu mutlaka sezaryen yöntemiyle gerçekleştirilir. Sezaryen sırasında plasenta akreataya bağlı ağır kanama olması ve bu kanamanın kontrol edilememesi durumunda histerektomi yöntemine başvurularak rahmin alınması söz konusu olabilmektedir. Ayrıca, doğumda çok kan kaybı yaşayan anneye, kan verilmesi gerekir. Anne ve bebekte hayati risk oluşmaması, kan takviyesine ihtiyaç duyulmaması ve kanama ihtimalinin önüne geçilebilmesi için, plasenta akreata ve plasenta previa perkreata tanısı almış gebelerin doğumları mutlaka bir jinekolog onkolog hekimin de içinde bulunduğu ekip tarafından gerçekleştirilmelidir.

Plasenta akreata teşhisi, anne adayının gebeliğini riskli gebelik kategorisine dahil eder. Riskli gebelik takibi hem gebelik sürecinin hem de doğumun özel olarak planlandığı, alanında uzman hekimlerin yönlendirmeleriyle ilerleyen bir süreçtir. Bu nedenle, plasenta kaynaklı anomali teşhis edilen hastalarda gebelik süreci yakından takip edilir ve doğum operasyonu özel olarak planlanır.

İstanbul Plasenta Akreata Tedavi Fiyatları 

Günümüzde plasenta akreata gelişimini engelleyen veya plasenta yerleşimindeki bu anomaliliğin gerilemesini sağlayan herhangi bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Fakat bu tür plasenta rahatsızlıklarının erken teşhisi çok önemlidir. Bu yüzden gebelik sürecinde düzenli olarak doktor kontrollerine gitmek gerekir.

Plasenta akreata teşhis edildikten sonra ise gebelik, riskli gebelik kategorisine dahil edilir ve sezaryen doğum planlanır. Riskli gebelik takibi ve sezaryen doğum ücretleri hastane ve klinik bazında değişiklik göstermektedir. İstanbul plasenta akreata tedavisi fiyatları ile ilgili detaylı bilgi almak için JineOnkoGrup ile iletişime geçebilirsiniz.