İstanbul Yumurtalık Kisti Tedavisi

Yumurtalık kisti tedavisi İstanbul, hastanın yaşı, yumurtalık kistinin türü ve kistin boyutları göz önüne alınarak planlanan bir süreçtir. Kistler, içleri sıvı dolu, farklı yapı ve özellikleri olan kitlelerdir. Yumurtalık kistleri, doğurganlık dönemindeki kadınlarda daha sık görülür. Fakat farklı yapıdaki kistler, her yaş grubundan hastada özellikle adölesan dönemde, üreme çağında ya da menopoz döneminde görülebilir. Yumurtalık kistlerinin çoğu iyi huyludur ve herhangi bir tedaviye ihtiyaç duymaksızın kendiliğinden iyileşir. Yumurtalık kisti tanısı ise fiziksel muayene ve ultrason yardımıyla kolaylıkla konulabilir. Bazı durumlarda ise özel görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır.

Yazımızın devamında “yumurtalık kistleri çeşitleri nelerdir?”, “yumurtalık kistleri sebepleri nelerdir?”, “yumurtalık kistleri belirtileri nelerdir?” gibi soruların cevaplarını bulabilirsiniz. Yumurtalık kisti tedavisi hakkında detaylı bilgi almak için JineOnkoGrup ile iletişime geçebilirsiniz.

Yumurtalık Kisti Çeşitleri Nelerdir? 

Yumurtalık kistleri, görüldükleri yaş gruplarına göre sınıflandırılır.

  • Fonksiyonel kistler: En sık görülen yumurtalık kisti çeşididir, her yaş grubunda görülebilir. Genellikle ameliyata gerek kalmaksızın, kendiliğinden yok olurlar. Yumurtlama döneminde de fonksiyonel kistlere rastlanabilir. Düzenli olarak takip edilirler ve anormal bir büyüme görülmediği sürece ilaç tedavisine ihtiyaç duymazlar.
  • Germ hücreli tümörler: Genellikle adölesan dönemde ve bu dönemi takip eden üreme çağı başlangıcında görülürler. Tümör yapısına bağlı olarak, bazı türlerde cerrahi tedavi yeterli olurken bazı türlerde cerrahi tedaviye ek kemoterapi tedavisine ihtiyaç duyabilirler.
  • Korpus luteum kistleri: Ovulasyonun başlamasıyla birlikte, adet döneminde ortaya çıkan kistlerdir. Hormon dengesinde düzensizliklere sebep oldukları için, adet gecikmelerine yol açabilirler. Çoğunlukla, tedavi uygulanmaksızın kendiliğinden yok olurlar.
  • Dermoid kistler: Teratom olarak da bilinen dermoid kistlere en sık 20-40 yaşları arasında rastlanır ve bu kistlerin büyük bir kısmı iyi huyludur. Kistler içerisinde kıl, diş, kemik veya deri gibi dokuları barındırabilir. Dermoid kistlerin kendi etrafında dönme ve içeriğini çevre dokulara yayma riski bulunduğu için genellikle tedavileri cerrahi olarak yapılır. Bazı türlerinde ise tedavi uygulanmaz, düzenli olarak takip edilmeleri yeterli olur. Cerrahileri daima laparoskopik yapılmakta olup, yumurtalık korunarak sadece kist çıkarılır.
  • Çikolata (endometriyotik) kistleri: Çoğunlukla doğurganlık dönemindeki kadınlarda görülür. Rahim iç dokusu olan endometrium dokusunun rahim dışındaki farklı bölgelerde gelişmesi sonucu oluşan endometriozis rahatsızlığına bağlı olarak ortaya çıkarlar. Hastanın durumuna göre ilaç tedavisi veya cerrahi tedavi seçenekleri tercih edilebilir. Endometriozis hastalığının cerrahi tedavisi mutlaka alanında uzman ve deneyimli bir jinekolog onkolog veya jinekolog tarafından laparoskopik veya robotik yöntemlerle gerçekleştirilmelidir.

Yumurtalık Kisti Sebepleri

Yumurtalık kistleri, vücuttaki birçok sebebe bağlı olarak oluşabilir. Asıl önemli olan nokta kistlerin içeriğidir.

Yumurtalık Kisti Belirtileri

Yumurtalık kistlerinin büyük bir kısmı hiçbir belirti vermez ve rutin doktor kontrolleri sırasında fark edilir. Yumurtalık kistlerinin sebep olduğu başlıca belirtiler ise şunlardır:

  • Genç yaş grubunda görülmeleri halinde uzun süreli kasık ağrısı ve adet düzensizliği
  • Çikolata kisti (endometrioma) varlığında bebek sahibi olamama, ağrılı adet dönemleri ve ağrılı cinsel ilişki
  • Menopoz döneminde görülen kistlerde karın şişliği, kabızlık, karın ağrısı, kistin yarattığı baskıya bağlı olarak sık idrara çıkma
  • Hormonal dengesizlikler

Yumurtalık Kisti Tanısı

Yumurtalık kistlerinin büyük bir kısmı belirti vermediği için, düzenli olarak jinekolojik muayeneye gitmek, hastalığın erken teşhisi açısından büyük önem taşımaktadır. Yumurtalık kisti tanısı, jinekolojik muayene yani pelvik muayene sonucunda konulabilir. Muayene öncesinde doktor hastanın öyküsünü ve hastalık geçmişini dinler. Jinekolojik muayene sırasında da karın bölgesi elle muayene edilir ve ağrıyan bölgeler saptanır. Sonrasında ise ultrasonografi, doppler ultrasonografi, CT taraması, manyetik rezonans görüntüleme, laparoskopi ve kan testlerine başvurulabilir.

  • Pelvik muayene: Üreme organlarındaki anormallikler ve endometriozis hastalığının yol açtığı kistik yapılar jinekolojik muayene ile tespit edilebilir.
  • Ultrasonografi: İç organların görüntülenmesi için yüksek frekanslı ses dalgalarından yararlanılır. Zararsız bir yöntemdir ve kistin durumunu tespit etmek amacıyla uygulanabilir. Ultrasonografi, kistin yapısı, boyutu ve görüntüsü ile ilgili bilgi sahibi olmamızı sağlar. Kullanımı son derece yaygındır.
  • Doppler ultrasonografi: Diğer adı renkli ultrasondur. Karından veya vajinal yollarla gerçekleştirilebilir. Ultrasonografi yöntemindeki gibi yüksek frekanslı ses dalgaları ile kistin damarlanma durumu ve dağılımı tespit edilebilir. Damarlanmanın fazla olduğu durumlarda ve damar içi direncinin düşük olduğu durumlarda kistlerin kötü huylu olmasından şüphe edilir.
  • CT taraması: Bilgisayarlı tomografi olarak da bilinir. İç organların kesit görüntülerinin ve anatomik yapılarının görüntülenmesi amacıyla kullanılır.
  • Manyetik rezonans görüntüleme (MRG): Manyetik alan ve radyo dalgalarını kullanarak organ ve dokuları detaylı görüntülemeye olanak sağlayan bir görüntüleme yöntemidir. MRG yönteminden özellikle cerrahi tedaviler planlanırken ve tanı aşamasında yararlanılır. Rahim dışında gelişen endometrial dokuların lokasyonları ve boyutları hakkında detaylı bilgiler sağlar. Dermoid kist tanısında %100’e yakın oranda doğruluk payı vardır.
  • Laparoskopi: Karın bölgesinde açılan küçük birkaç kesi yardımıyla gerçekleştirilen bir yöntemdir. İşlemde, ucunda ışıklı kamera bulunan, laparoskop olarak adlandırılan ince bir tüp kullanılır. Laparoskopi yönteminde, ihtiyaç duyulması halinde cerrahi müdahalede de bulunulabilir. Bu yüzden hem tanı hem de tedavi amacıyla kullanılan bir yöntemdir.
  • Kan testleri: Kan testlerinde özellikle CA125 protein değerine bakılır. Bu protein seviyesinin çok yüksek olması durumunda yumurtalık kanserinden şüphe edilir.

Yumurtalık Kisti Tedavisi

Yumurtalık kistleri genellikle hiçbir belirti vermeden ilerledikleri için vücutta şikayetlere yol açmadan önce tespit edilmesi zor yapılardır. Bu nedenle, erken teşhis edilebilmeleri için düzenli doktor kontrolleri büyük öneme sahiptir.

Yumurtalık kisti tedavisinde, tedavi planı belirlenirken kistin sayısı, boyutu, türü, hastanın yaşı, gebelik planları ve şikayetleri dikkate alınır. Tüm faktörlerin değerlendirilmesinden sonra ise kistlerin takip edilmesine veya cerrahi yöntemlerle çıkartılmasına karar verilir.

Kistlerin izlenmesini gerektiren durumlarda, kişi belirli aralıklarla jinekolojik muayeneye çağrılır. Bu süreçte kistlerin tamamen yok olması, küçülmesi veya aynı boyutta kalması mümkündür.

Cerrahi tedavi seçenekleri arasında ise kistin boyutuna, lokasyonuna, hastanın gebelik planlarına göre belirlenecek laparoskopi (kapalı ameliyat) veya laparotomi (açık ameliyat) yöntemleri bulunmaktadır.

İstanbul Yumurtalık Kisti Tedavisi Fiyatları

Yumurtalık kisti tedavisinde birçok farklı yöntem uygulanabilmektedir. Dolayısıyla tedavi fiyatları da uygulanan yönteme göre değişiklik gösterebilir. Dikkat edilmesi gereken nokta hastanın ihtiyaçları doğrultusunda, hastaya en uygun tedavi planını ve ücretlendirmesini belirlemektir. İstanbul yumurtalık kisti tedavisi fiyatları hakkında daha detaylı bilgi almak için kliniğimizi arayabilir, JineOnkoGrup’tan konuyla ilgili bilgi alabilirsiniz.